|
|
|||||||
| Ayşe Şule Bilgiç Hürriyet Gazetesi köşe yazarı |
| Misafirimizin Dikkatine: |
| Forumumuzdan daha iyi yararlanmak ve paylaşımda bulunabilmeniz için lütfen linke tıklayarak üye olunuz.YENi KAYIT |
|
|||
![]() |
|
|
Seçenekler |
|
|
#1 | ||
|
Rüzgarın Kızı
Paylaşımcı Üye
Üyelik tarihi: Nov 2007
Mesajlar: 218
|
![]() Bugunku haber biraz son dakika haberi benim icin. Sabah sabah karamsar, yağmurlu, yüzünü asmış bir havaya uyanınca, oturup motosikletini kış uykusuna yatıracaklar icin faideli bilgiler yazma niyetindeydim ki yeni bir haber aldım. Hemen bu haberi sizlerle de paylaşayım dedim. Daha doğrusu sevgili editörüm, yiğidim, aslanım Emre “paylaşalım bu hafta” dedi. Şöyle ki, “Kenan Sofuoğlu’nun bu sene yarışacağı Super Bike yarış organizasyonunun Turkiye’ye gelmesi an meselesi.” Heberimiz bu. Eli kulağında yani. Geldi gelecek. Peki “oh geldi SuperBike, şu zamanda kendi ülkemizde Kenan’ı da izleyebileceğiz” diye henüz kesin konuşamamızın sebepleri ne? 5.7 Milyon Euro çok mu? İstanbul Park Genel Müdürü Can Güçlü, “Kenan’ın SuperBike’da yarışacağı kesinleştiği günden beri bu organizasyonu Turkiye’ye, İstanbul Park’a getirmeye uğraşıyoruz. Super Bike yetkilileri ile yaptığımız son toplantıda, Ağustos veya Haziran aylarından biri için İstanbul Park’ı takvime koymak istediklerini söylediler. 15 Haziran konusunda hemfikir olduk.”diyor. Evet buraya kadar her şey iyi, güzel, hoş! Ama gel gelelim işin parasal boyutuna. 5.7 milyon Euro gibi bir paranın temin edilmesi gerekiyor bu organizasyonun Turkiye’ye gelebilmesi için. Yanlış duymadınız 5.7 milyon Euro, hem de nakit! Peki bu para nerden gelecek? Peki bu para bir yerden gelmeli ve bu organizasyona gitmeli mi? F1 izlendi Moto GP izlenmedi Hadi gelin beraberce düşünelim. Hatta en başa alıp konu ile alakası olmayanları da içimize alarak düşünelim. Efenim. şimdiiiik.! İletişim çağında yaşadığımız şu dönemde, pek çok konuda, dünya çapında organizasyonlar yapılıyor. Ülkeler bu organizasyonlar sayesinde hem kendi ülkelerinin tanıtımını yapmış, hem organizasyonun konusu ile alakalı sektörün ülkesinde biraz daha ön plana çıkmasını sağlamış, hem ülkeye yabancı turist girişi sağlamış, hem de ülke halkına, moral veren, iyi vakit gecirmesini sağlayan bir hizmet getirmiş oluyor. Dünya çapında popüler olan bu organizasyonlardan otomobil meraklıları ve otomobil sektörü için Formula 1 ve motosiklet meraklıları ve motosiklet sektörü icin Moto GP birkaç yıl önce ülkemize gelmeye başladı. Formula 1 konusunda büyük hayal kırıklıkları yaşanmadı ülkemizde. Formula 1’e ilgi, özellikle ilk geldiği yıl oldukca iyiydi. Yıllık satışları 600 bin civarında dolaşan, Turkiye’nin en önemli hatta bir numaralı sektörü otomotiv ile ilgili bir organizasyonun ülkemizde ilgi görmemesi zaten beklenemezdi. Kaldı ki eğer o organizasyonda bir Turk pilotun yarışma durumu olsaydı, ilgi çığ gibi toparlanarak buyurdu. Sonuçta içimize alamadığımız, eskilerin değimi ile elin gavurlarının gelip, uçmuş teknolojideki otomobillerle vın vın vın pistte dönmeleri ilk yıldan sonra, o kadar da büyük bir heyecan yaratmaz oldu bizde. Oysa olaydı orda bir Türk, dediğim gibi ilgi çığ gibi büyürdü. Yine de kendini donduren bir sirkulasyonu yakalamayı başardı Formula 1. Özellikle yabancı turistler için hem bizim cenneti görmek hem de yarış izlemek hoş oldu, yabancıların ilgisi de tatmin ediciydi her yıl yani. Moto GP’ye ne oldu Formula 1’in yanında biz motosiklet sevdalıları için de motosiklet konusunda dünyada ün salmış bir yarış organizasyonunu, Moto Gp’yi getirdi motosiklet federasyonu. İlk duyduğumuzda havalara uçtuk hatırlarsanız. Ama organizasyonda gördük ki havalara uçan sadece bir avuç motosiklet sevdalısıymışız. İlk yıl yine idare eder bir ilgi yaşandı gerçi MotoGP’de ama ikinci yıl büyük zararla biten organizasyonun bir sonraki yıl takviminde İstanbul Park görünmedi. Nedeni aslında çok çok çok basitti. Henüz motosiklet kültürü, bilinci, sevgisi ve SEKTÖRÜ oturmamış bir ülkede, böyle büyük ve yüksek bütceli bir organizasyonu kaldıracak bir durum yoktu. İlk yıl “bu ne menem bi yarışmış bi bakalım bakalım” diye MotoGP ye giden Türk motor sevdalıları, ikinci yıl, “ee geçen yıl gördük işte rossi, mossi, kapirossi dönüp dönüp duruyolar.” deyip yine televizyondan izlemeyi tercih etti. Çünkü orda da kendinden bir şey bulabileceği, arkasında durup desteklemekten keyif alacağı, verdiği mücadelede heyecanlanacağı, alacağı başarılarda gururlanacağı bir pilot yoktu. Bu yetmezmiş gibi demin de söylediğim gibi Turkiye’nin motosiklet bilinci, kültürü, sevgisi ve en önemlisi böyle yüksek bütçeli bir organizasyonu taşıyacak bir sektörü yoktu. SüperBike ilgi görür mü “Eee şimdi Turkiye’de motosiklet kültürü, bilinci, sektörü oturdu mu da ya da Super Bike Moto GP’den başka bir şey mi de Super Bike geliyo diye heyecanlanıyorsun?” dediğinizi duyar gibi oluyorum. Değil elbette. Super Bike da Moto GP gibi dünya’da ün salmış başarılı bir motosiklet yarış organizasyonu. Ülkemizde de ne motosiklet kültürü, ne bilinci ne de sektörü hala oturmuş değil ama Super Bike’ın bir ozelliği var. Orada ülkemize gelse de, gelmese de bir Türk’ün Kenan SOFUOĞLU’nun yarışıyor olması. Eğer SuperBike ülkemize gelirse ben bu organizasyonun MotoGP’den de, hatta Formula 1’den de daha büyük bir ilgi goreceğini düşünüyorum. Gelen onca yabancı turistin icine, Türk bayraklarımızı kuşanıp, bütün tribünleri Turk kanı kırmızısına boyayacağımızdan şüphem yok. Ülkemizde bir motosiklet yarışına büyük ilginin olması demek, motosiklet bilincinin, sevgisinin ve kültürünün hatta sektörünün ileriye doğru gitmesi demektir. Bu sebeple ben Super Bike’ın Turkiye’ye gelmesini, Kenan’ımı İstanbul Park’da, kendi topraklarımda, kendi ülkemin insanlarıyla, elimde bayrağım, Kenan çıkmış birincilik kürsüsüne, dilimde İstiklal Marşım izlemeyi, desteklemeyi cok istiyorum. 5.7 milyon dolar evet cok büyük bir para ama Ecclestone abi isterse, getirmeyi kafasına koyarsa o rakamı daha da aşağılara şöyle 2.5- 3 milyon dolarlara indirtir. Motosiklet Federasyonumuz da “biz kılız bu adamlara kardeşim, zırnık alamazlar devletten, SuperBike muper Bike da getiremezler” demez, destek olurlarsa, devlet büyüklerimiz de bi güzellik yaparsa SuperBike Turkiye’ye gelir. Biraz “ölme eşeğim ölme” durumu oldu ama sanki önümüzdeki Haziran’da şöyle Kenanlı, Sofuoğlumlu bir SuperBike iyi gider he, ne dersiniz?
__________________
Rüzgarın Kızı - Ayşe Şule Bilgiç Yazıları Hürriyet Gazetesinde Yayınlanır ruzgarinkizi@hurriyet.com.tr Konu hoxy tarafından (26.04.08 Saat 13:07 ) değiştirilmiştir.. |
||
|
|
|
![]() |
| Konuyu Toplam 1 Üye okuyor. (0 Kayıtlı üye ve 1 Misafir) | |
| Seçenekler | |
|
|
Benzer Konular
|
||||
| Konu | Konuyu Başlatan | Forum | Cevaplar | Son Mesaj |
| Yılın 3’üncü fuarında 2008 modeller görücüye çıkıyor / Ayşe Şule Bilgiç | Köşe Yazarı 1 | Ayşe Şule Bilgiç | 0 | 03.12.07 19:25 |
| 2 günde Türkiye’de 1 yılda satılan lastikten fazlasını harcıyorlar Ayşe Şule Billgiç | Köşe Yazarı 1 | Ayşe Şule Bilgiç | 0 | 03.12.07 18:08 |
| Rüzgarin Oğlu Kenan, Avrupa’da Fena Esiyor… / Ayşe Şule Bilgiç | Köşe Yazarı 1 | Ayşe Şule Bilgiç | 0 | 03.12.07 17:58 |
| Gaziantep’te yasak kalkıyor mu / Ayşe Şule Bilgiç | Köşe Yazarı 1 | Ayşe Şule Bilgiç | 0 | 03.12.07 17:52 |
| Peugeot motosikletler, Efsane Motor’la Türkiye’ye geliyor | İkiTekerim | Güncel Haberler | 0 | 16.10.07 09:55 |